14 Kasım 2009 Cumartesi

Demokratik Açılım Görüşmeleri

Demokratik açılım görüşmeleri sırasında iktidar partisi sözcüleri açılımın ne olduğunu anlatmak yerine muhalefete sataşmak, saldırmak, gerilimi artırmak hatta protesto eden milletvekillerini dava ile tehdit etmekle uğraştılar. Demokrasiden bihaber olanların değil demokratik açılım yapmak demokratik bir hareket bile yapamayacakları kanısındayım.

08 Kasım 2009 Pazar

Havayı Isıtmak

Son günlerde sigara yasağı ile mekanların açık hava ısıtmaları koymaları ve bunun reklamları gündemde. Bunlara ŞİDDETLE KARŞIYIM. Sigara içen çıksın açık havaya, biraz üşüyerek de olsa içsin sigarasını, girsin içeri. Bütün dünya enerji tasarrufuna giderken bizim açık havayı ısıtmaya çalışıp enerjiyi heba etmemizi protesto ediyor ve sizleri de protestoya çağırıyorum.

28 Ekim 2009 Çarşamba

A2dan Z'ye Dayanışma Programı

İç karartıcı, kafa bulandırıcı günler yaşıyoruz. Bunlar karşısında demokratik mücadele ve muhalefet için CHP'nin yetersiz olduğu ve bunun dışındaki hareketlerin ise seçim barajı engeli ile karşılaşdıklarını defalarca vurgulamıştım. Tüm muhalefetin birleşebileceği ve DAYANIŞMA gösterebileceği bir program düşündüm ve aşağıda görüşlerinize sunuyorum.

Adalet Bakanı ve Müşteşar HSYK'dan çıkarılacak, kendi bütçesi ile tam bağımsız yargı denetimi sağlanacaktır. Adli kolluk kurularak savcıların polisten ve hükümetden bağımsız soruşturma yapabilmesi sağlanacaktır. Adli Tıp yerine mahkemeler üniversitelerin ilgili bölümlerini bilirkişi olarak görevlendirilecektir. Avukatlar ve Savcıların mahkemelerde eşit konumda olması sağlanacaktır.


Belediyelerin büyüklüğüne göre saptanacak büyüklüğün üstündeki yatırımları halkoyuna sunulmak zorunda olacaktır.


Cezaevlerinde ve Karakollarda ölüm ve işkence olayı olan illerin valileri görevden alınacaktır.


Çalışanların ve işverenlerin işsizlik fonu yönetimine katılması sağlanacaktır. Fona hükümetlerin müdahele edememesi anayasal güvenceye kavuşturulacaktır. Memurlara grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı tanınacaktır.


Diyanet İşleri Başkanlığının tüm vatandaşların dini inançlarına eşit mesafede destek vermesi sağlanacaktır.


Ekonomideki kayıtdışılık ve kara para ile mücadele için her tür gider için belli oranda vergi iadesi verilecektir.


Finans, Medya ve Telekomünikasyon kuruluşlarının büyük ortakları kamu ihaleleri ve işlerinden yasaklı olacakdır.


Gelir seviyesi sağlıklı beslenmeye ve yaşamaya yetmeyecek yoksulluk seviyesinde olan ailelere aylık maaş olarak yardım yapılması sağlanacaktır. Fakir fukara fonu, iftar çadırları, bayram hediyeleri gibi harcamalar için kullanılan tüm kaynaklar bu fona aktarılacaktır.


Halkın rahatlıkla toplu taşım araçlarını kullanması sağlanacak ve bunlar arasında bütünleşik bir ulaşım sistemi kurulacaktır.


Irak, İran, Suriye, Ermenistan ve bütün komşularımızla sınırlarımızı tanıma, teröre destek olmama ve içişlerine karışmama kaydıyla iyi ilişkiler geliştirilecektir.


İdari Yargı ve Danıştay kararlarını uygulamayan ve uygulamamakta ısrar eden bakan ve başbakanlar yüce divanda yargılanacakdır.


Jandarmanın profesyonel asker statüsündeki personelden oluşturulması sağlanacaktır.


Kadınların toplumsal yaşama katılması önündeki tüm engeller kaldırılacak, kadın sığınma evleri şiddete uğrayan tüm kadınlara yetecek kapasiteye çıkarılacaktır.


Laik sistemin korunması için din ve devlet işlerinin ayrılması, kamu çalışmalarında din ve inancın hiçbir şekilde sorgulanmaması, mensup olunan din veya mezhep nedeni ile ayrıcalık yapılmaması hayata geçirilecektir.


Milletvekili dokunulmazlığı kürsüde yapılan konuşmalar ile sınırlandırılacaktır. Milletvekilleri suçüstü durumlar haricinde tutuksuz olarak yargılanacaktır.


Nükleer enerjiye ve çevreye zararlı enerji üretimine son verilecektir. Güneş ve rüzgâr enerjisini kullanma ve yalıtım faizsiz kredilerle teşvik edilecektir.


Ortaklığımızın sürüncemede olduğu Avrupa Birliği'ne katılım halkoyuna sunulacaktır.


Ön seçimle gerek yerel, gerek milletvekili adaylarının belirlenmesi zorunlu hale getirilecektir. Ön seçimler, siyasi partilerde aidatını ödeyen tüm üyelerin katılımı ile yapılacaktır.


Parti üyesi olmak üzerindeki kısıtlar kaldırılacaktır. Siyasi Partilerin seçim ittifakı yapmalarına olanak verilecektir.


RTÜK üyeleri üniversitelerin radyo, televizyon bölümleri ve medyadan seçimle gelecek, politikacılar tarafından seçimine son verilecektir. TRT için kesilen elektrik bedelleri ve bandrollara son verilecektir.


Seçim Barajları kaldırılacak ve tüm siyasi partilerin aldıkları oy miktarına göre milletvekili çıkarması sağlanacakdır.


Şiddet ve bireysel silahlanma ile mücadele edilecek, silah ruhsatı alma şartları zorlaştırılacak, ruhsatsız ağır silahlar aşiret ağaları dâhil herkesden toplanarak ağır yaptırımlar getirilecekdir.


Toprak reformu gerçekleştirilecek ve tarımın bütünleşmiş gıda sanayisine dönüşümü teşvik edilecekdir.


Uzmanların KİT ve BİT yönetim kurullarına atanması sağlanacaktır. Yasal düzenleme ile ilgili meslek birliğinin gösterdiği uzman adaylar arasından seçim yapılmak zorunluluğu getirilecektir.


Üniversitelerde rektör ve dekan seçimleri YÖK ve Cumhurbaşkanı onayı olmadan öğretim görevlisi ve öğrenci temsilcilerinin oyları ile yapılacakdır.


Vergilerin ağırlığı dolaylı olmaktan çıkarılacaktır. ÖTV oran olarak değil sabit rakam olarak uygulanacaktır. KDV %10 olarak tek bir oran halinde uygulanacaktır. Vergi kaçırmanın engellenmesi için emlak vb. alımlarda ödemenin banka havalesi ile yapılması ve bu dekontun tapu kaydında saklanması esas olacaktır. Kayıtdışı istihdam ve asgari ücretden ücret gösterilmesi ile oluşan vergi kayıpları giderilecektir.


Yargılanmalar tutuksuzluk esasına göre yapılacak, bu esasa aykırı olarak gereksiz tutuklamalara yol açan karar alan yargı mensupları tutukluluk süresi için ödenecek tazminatlara katılacak, yargı süresinin kısalması için gereken önlemler alınacakdır.


Zorunlu eğitim 12 yıla çıkarılacaktır. Zorunlu din dersleri kaldırılacaktır.

24 Ekim 2009 Cumartesi

SEN MUHALİF SON MUHALİF OLMA!

Şeriat yanlısı, dinci, batı karşıtı, baskıcı bir hükümetin karşısında muhalefet yapmak daha kolaydı. Ama son yedi yıldır sen muhalifin karşısına başka bir tablo çıkartıldı.

AB yanlısı, batı ve çağdaş uygarlıktan yana bir görüntü sen muhalif AB dayatmalarına karşı çıktıkça "şark zihniyetli","uygarlığa karşı" bir duruma sokarak içinden bazılarını susturmayı başardı.

Bir darbe masalı uyduruldu. Sen muhalif, ne kadar darbelerin karşısında isen de, yapılan hukuksuzluklara, haksızlıklara karşı çıktıkça "anti-demokrat","dikta yanlısı" ve "darbeci" olmakla suçlandın ; bazıları bu şeklilde muhalif olmaktan vazgeçti.

Basın, medya sadece tek bir ses çıkarması için davalarla, cezalarla susturulurken sen muhalif buna karşı çıkmak istedin , Kürtçe televizyon yayınları başlatıldı, özgürlük geldi dendi, sen "özgür medyayı getiren hükümete" karşı olmakla "yasakçı" olmakla suçlandın.

Sonunda "Yaşasın PKK" diyenler serbest bırakılıp, "Kahrolsun PKK" diyenler coplanınca, sen barışçı muhalif teröre şiddetle karşı çıkarken, bir daha terör olmasın derken "anaların evlat acısını" istemekle, "barışa karşı" olmakla suçlandın.

Sen MUHALİF senin SON MUHALİF olup sen de SUSANA kadar bu PLAN sürecek. GÜÇ SENDE!

20 Ekim 2009 Salı

DTP Kapatma Davası Ne Oldu?

Bundan 18 ay önce kabul edilen DTP kapatma davası neeeeeeeeedenseeeeeeeee halen sonuçlanmadı.

Bir ülke düşünün ki en üst hukuk kurumları bile politize olsun , alanen hukuki yorumlara göre değil, ekonominin durumu, iktidarın tepkisi, Uzak "dost"ların etkisi altında kararlar alabilsin bu ülkede Demokratik Açılım olur mu?

07 Ekim 2009 Çarşamba

Adını Anma

Adını anma Nazım'ın
O yurtseverlerin şairidir
Amerikaseverlein değil.

Adını anma Ahmet Kaya'nın
O ezilenlerin şarkıcısıdır
Zalimlerin değil.

Adını anma Mevlana'nın
O hoşgörünün abidesidir
Öfkenin değil.

28 Eylül 2009 Pazartesi

Yeni Bir Parti Gerekli mi?

Dün Mustafa Sarıgül'ün TDH hareketi ile birlikte yeni parti Türkiye'ye gerekli mi sorusu tekrar gündeme geldi. Daha önce Rahşan Ecevit'in de yeni parti kuracağı belirtilmişti. Belki her biri değerli onlarca kişinin bir parti de lider olması ile, bu seçim barajı ve seçim sistemi ile bir şeyler değişir mi? Hiç sanmıyorum.

Halkın yeni partilere değil mevcut anti-laik, anti-demokratik, krizi halkın sırtına yıkan, Amerikan yanlısı yönetime son verme isteği var. Bu istek doğrultusunda yeni partiler kurmak değil asgari müştereklerde birleşen bir muhalif güç birliği oluşturulmalı. Bu ilkelerde birleşen parti ve hareketler her hangi birinin listesinden seçimlere katılmalı. Seçime katılınacak parti kura ile bile belirlenebilir; yeterki halk bu muhalefetin gücüne inansın.

Ben başka çözüm yolu göremiyorum.

17 Eylül 2009 Perşembe

Samimiyet

Dün CNN TÜRK yayınına yıllar önce "Türkiye'de Kürtler vardır" dediği için tutulanıp mahküm olan ve ancak afla serbest kalabilen Eşber Yağmurdereli katıldı.

Ben de merak ettim ve acaba Sn. Tayyip Erdoğan o dönemde Eşber Yağmurdereli'nin mahkumiyetine karşı çıktı mı? Bütün aramalarıma karşın bir sonuç bulamadım. Halbuki konu kamuoyunda çok tartışılmış ve protesto edilmişti.

İşte bugün bir ad koyamadıkları açılımın samimiyetine geçmişte alınan veya alınmayan tavırlar yüzünden inanmıyorum.

09 Eylül 2009 Çarşamba

2009 Avrupa Felaketler Başkenti İSTANBUL

2010 Avrupa Kültür Başkenti olması beklenirken İstanbul acele edip 2009 Avrupa Felaketler Başkenti olarak seçildi.

Hangi Avrupa ülkesinde beklenen bir yağmur sonrası 24 kişi sele kapılır?

Hangi Avrupa ülkesinde yük taşıma minibüsünde insan taşınarak, insanlar sele terkedilir?

Hangi Avrupa ülkesinde Mobil operatör ana teknik binası dere yatağına yapılır, santallar 2. katın altındaki katlara yerleştirilir ve yedeklilik sağlanmaz?

Hangi Avrupa ülkesinde bu felaketler yaşanırken il yöneticileri sorumluluğu küresel ısınmaya yükleyip sıcak koltuklarından ayrılmayı düşünmez?

Bütün bunlar sonucunda Avrupa kamuoyunun oy birliği ile İstanbul "2009 Avrupa Felaketler Başkenti" seçilmiştir.

06 Eylül 2009 Pazar

OKUDUĞUM SON 2 KİTAP

1) Ayşe Kulin/Umut/Everest

Ayşe Kulin daha önce okuduğum "Nefes Nefese" den önceki dönemi bu kitapta anlatıyor. Anne babası ve 2 kuşak gerisinden, 1908 yılından başlayarak Ayşe Kulin'in doğumuna kadar geliyor kitap. Severek okunabilecek bir Cumhuriyet yaşamı romanı. Bir Türk genç kız ile Ermeni kökenli erkeğin aşkı, azimli bir mühendis, halkçı bir doktor, eski konak yaşamı ve değişim.

"O gün bugündür Aram'ın burnuna ne zaman sıcak mercimek çorbasıyla tereyağında kızartılmış ekmek kokusu gelse, ne zaman evlerinin kapısı akşam vakti hızlı hızlı vurulsa içine bir sıkıntı basar, boğazına yumruk gelir otururdu. Kimseyle paylaşmadığı sırrıydı, mis gibi tüten çorba kokusundan ve zamansız vurulan kapılardan ürktüğü. ..."

"Bak kızım, böyle saçma sapan konuşma, yoksa külahları değiştiririz. Mantıksızlık ve inat erkeklere mahsustur. Biz kadınlar akıllı olmak zorundayız ki, o sivri akıllı erkekleri idare edelim. ..."

"Hilmi Bey, "Kızım" dedi, "bugün gördüğün Fransız, İngiliz, İtalyan ve Yunan bayrakları, ben Ankara'ya ilk geldiğimde istasyon binasında asılıydılar. Ağlama, bak, o bayrakların yerine bizim bayrağımızı asan adamı, bugün düşmanları bile nasıl saygıyla, sevgiyle teşyi ediyorlar. Ağlama, iftihar et!""

2) Naşide Gökbudak/Perina/Neden Kitap

1917. Ekim devrimi dönemi, Çarın kaybolan kızı Anastasia hakkında ilginç bir başka hikaye. Roman Türkiye'de 1960 larda bitiyor. Bazen itici gelse de yine de meraklı bir öykü.

"Çevre alacakaranlıkken sızan ışığa gözlerini kapamak akıllıca olmaz."

"Oğlum, gurur çarşıdan alınmaz. Gururlu olmak için, bir erkek olarak görevlerini tam yapman, en azından sığınacak bir yere sahip olman gerekir. Sende ikisi de yok. Erkek olmak pantolon giymek değildir. Güvenilir olmaktır. Karına ve çocuklarına sahip çıkmaktır. Dürüst olmaktır. ..."